Şundan
artık eminim ! stresimi atmanın, sıkıntımı dağıtmanın yolu indirimdeki
kitaplara saldırmakmış, fark etmiş bulunuyorum .. süper marketlerde çok yorulan
ve sıkılanlardanım ben .. küçüklüğümden beri annemle gittiğimizde ben hep kitap
reyonuna sıvışmanın bir yolunu bulur kendimi rahatlatır ve süper marketi
gezmekten kurtulurdum :) bu zamanla benimm bi’ alışkanlığım oldu..
23 Ağustos 2013 Cuma
oRta heycaNLı, bOL köpükLü oLsun ..
21 Ağustos 2013 Çarşamba
duraK yoK yakıNLarda ...
İçindekileri
anlatacak birini bulamazsın ya,
İçini kemiren
yaraların olur , zehir olur düşüncelerin susarsın , çığlık çığlığa ..
Zavallı hataların
olmuştur, özlemlerin , anlatıp rahatlasam dediklerin .. susarsın ..
Kendinle konuşmaktan
başka çaren olmadığı o yoksul vakitler ağır bedeller ödetir insana ..
Çevresinde bir
çok insan barındıranlar mı mutlu, yalnızlar mı daha huzurlu ?
Birine güvenip
derdini paylaşan mı daha az risk taşır ruhunda, sevmediğine sarılan mı yıllarca
?
Ruhu
kemiren düşler, nefesi kesen buluşmalar olur umulmadık zamanlarda ..
Gitsen varamazsın,
dursan yaşanmaz bu bulanıklıkta, sussan olmaz gece soğuk..
Konuşsan,
bitmeyen bir yolculuk, durak yok yakınlarda
...
yağmur
12 Ağustos 2013 Pazartesi
biR yeNi biLdirim ..
Fallara
inanmaktan vazgeçeli yıllar oldu galiba ..
umduklarımın, hayalini kurduklarımın başkası tarafından kurgusal masalına ihtiyacım olmayacak kadar, inanmaya çalışıyorum ‘yaşadığım anın varlığına’ ..
umduklarımın, hayalini kurduklarımın başkası tarafından kurgusal masalına ihtiyacım olmayacak kadar, inanmaya çalışıyorum ‘yaşadığım anın varlığına’ ..
Beklemekten
vazgeçeli yıllar oldu galiba ..
çabalara bulanmamış kolaylıklardan sıyrılalı iyi geldi sanırım bu bana .. ummaktan vazgeçip, yolunu çizmeye koyulmak lazım ara ara ..
çabalara bulanmamış kolaylıklardan sıyrılalı iyi geldi sanırım bu bana .. ummaktan vazgeçip, yolunu çizmeye koyulmak lazım ara ara ..
Sevilip
sevilemediğimi sorgulamaktan vazgeçeli yıllar oldu galiba .. yüreğine saplanan
‘yalanlardan’ sonra hiç de zor olmadı ayrıca .. sevdiğimi, nefes aldığımı,
mutlu olduğumu bilmek daha iyi geliyor başkalarının kalbini duymaya çalışmaktan
bu zamanda ..
Umudumu
kaybedip savrulmaktan vazgeçeli yıllar oldu galiba .. acılarla yoğrulmadan pek
anlaşılmasa da , düşüp düşüp kalkmadan ayağa pek tadına varılmasa da, bazen
sadece ‘ huzurlu bi’ nefes’ yola çıkma sebebin olabilir, unutma ..
Hayalini
kurduklarımın peşini bırakmaktan vazgeçeli yıllar oldu galiba.. mutluluğu
başkalarının iki dudağına sığdırmaktan sıyıralı zihnimi, daha da rahat her
yudum nefes ruhumda ..
Sevgiyle
her şeyin güzelleşeceğine inanmaya başlayalı yıllar oldu galiba.. Sevginin en
büyük ‘umut’, sevginin en içten ‘aşk’, sevginin en masum ‘öpücük’, sevginin en
yan etkisiz ‘ilaç’, sevginin ‘gülümseme sebebi’ yok yere bir anda, sevginin ‘umutsuzluğun
suratına çarpan huzur’ ani bir hızla,
sevginin olmadığında hayatında, her şeyin yok oluşuna şahit olalı yıllar
oldu galiba ..
23 Temmuz 2013 Salı
deNiz, kum, günEş ..
Mevsim yaz .. güneşin sıcağında masmavi denize daldırsın istiyor
insan gözlerini .. kıyısında uyumak , gece kucağına sığınıp gülüp çoşup, sessiz
sessiz ağlamak ..
yaz demek deniz demek .. yaz demek sıcağı , ancak onunla sevmek
demek .. mevsim yaz .. her işin askıya alınması , hayatın yalızca bu vakitte ‘es’ vermesi demek .. her sabah
maviliklere daldıramasanız da gözlerinizi yaz demek diğer taraftan miskin miskin izlenilen
dizilerin tekrarına esir olmak demek tam olarak aslında ..
Bu kadar özlemle bahsettiğim
denize aşık biriyim evet .. vee bu yıl 1 haftalığına en yakın arkadaşımla (ayça'm) denizin,
gezmenin yeni yerler görmenin verdiği hazza vardık .. Daha önce gitmiş oraları
görmüş olanlarınız vardır mutlaka , biz bu yıl Sarımsaklı’yı Şeytan Sofrasını
Badavut’u ve Cunda’yı keşifteydik
aslında ..
1 haftamızı öylesine keyifli programladık ki yakında gezilip
görülecek ne varsa , nesi meşhursa ki sahilde satılan Kavuniçi dondurmasını şiddetle
tavsiye ederim, daha önce böylesi bir konseptte dondurma yemediğimiz için bize
oldukça farklı ve lezzetli geldi diyebilirim ..
Buradan tekrar sarımsaklıya dönecek olursak gün batımında mutlaka
Şeytan Sofrasına gidin derim .. Oldukça yüksek bir yer burası ve inanılmaz
rüzgarı var :) bazı yerlerde fotoğraf çekilmek oldukça güçtü .. her gün rutine
bağlanmış gün batımını seremoniyle izleme gibi bi durumumuz olmadığından bir
kere kendinizi böylesi güzel bir manzara da gün batımıyla ödüllendirebilirsiniz
.. Biz aynen öle de yaptık ..
Sarımsaklının Papalina adında meşhur bir balığı varmış .. hani
gittik de yemedik demeyin .. Öyle sizi şaşırtacak denli lezzetli ya da değişik
bir balık değil .. normal bir balık ama gidip de yememek olmaz ..
Tabikii Ayvalık tostu .. Daha önce yemişsinizdir ama eminim ki
buradaki lezzeti hiçbir yerde bulamazsınız .. ilk gün kahvaltımızı onunla
yaptık ve kaldığımız her öğlen onu yiyip artık son günlerde görecek halimiz
kalmasa da kendisini, cidden harikaydı ve çok lezzetliydi ..Özellikle tavsiye
edilirrr ..
Ve tabikiii Cunda ..
Cunda’yı çok çokk çok beğendik .. Çok şirin ve harika mimarisi var
.. Ayvalıkla Cunda birbirine bağlanmış kara yoluyla da ulaşım var .. Vapurla
veya taksi dolmuşlarla ulaşım söz konusu .. Ama Ayvalık'a gidip Cunda ya
gitmemek olmaz .. Mutlaka gidin .. Yıllara meydan okuyan, ve kim bilir kimlerin
aşklarına, dostluklarına arkadaş sohbetlerine şahit olmuş Taş Kahvesine
oturmadan geçmeyin .. vee
çok şirin, oldukça eğlenceli görünen Rum meyhaneleri
vardı ..
Eğlenmeyi sevenler kaçırmayın derim ..
Şuan
aslında çalışmam gereken sınavım olduğu için bu günleri anlatmak bana
oradaymışım hissi vererek beni en azından birazz mutlu etti :) ama gerçek hayat
tam da masamın üzerine bana bakıyor … Önüm arkam sağım solum İngilizce olmuş
durumda ..
Ama ki benn hiç umudumu kaybedecek birine benziyor muyum ?
:) aslaa (şüküürr:)… şimdii eylüle kadar ders, ama ondan sonrası belkii daha güzel tatillere
ya da farklı turlara gebedir , kim bilir ?
20 Temmuz 2013 Cumartesi
herKesin bir 'Ayça'sı olmaLı, bu hayatta ...
Birileri girer
hayatınıza .. Kimine sevdanız yaraşır, kimine dostluk bulutları sarılır
... Birileri girer hayatınıza , olmadığı
anları unutturur varlığıyla .. Kimileri ağlatır, gidişiyle .. Kimi sevindirir
yokluğuyla, kimilerinin de varlığı gülümseme sebebiniz olur dar zamanlarınızda ..
Yanılabiliriz hepimiz ama , sevdiğimiz, sevildiğimiz anın dışına çıkılınca
kalbimizden uzaklara düşenleri buluruz kimimiz yıllara dayanan dostluklarda
dahi zamanla .. Ama birisi yüreğinizi alır avuçlarına en zor, en dayanılmaz
anlarınızda .. Çaresiz çırpınışlarınıza dokunur varlığıyla, yok oluşunuza müsaade
etmez, hiçbir zaman, asla …
Sırtınızı
duvara dayamaya çekindiğiniz, insanın insanın kurdu olduğu, dostluğun çok
uzaklara göç ettiği, sevdaların sorgulandığı, en saf hali yaşamın çocukluğun
uykuya daldığı, bazen sıcak bir yüreğe, bazense sadece sımsıcak sarılan bir
çift kola ihtiyaç duyduğumuz, bu zamanlarda …
İşte o benim, benim böyle bir çift kolum var,
zor zamanlarımda acılarıma sarılan, sevinçli anlarımda birlikte göz yaşlarıma
dokunan , sevdiğimiz şarkıları geceleyin yıldızlara, kahkahalarımızı gündüzleri
gökyüzüne savurduğumuz ..
Bir Ayçam var ..
Herkesin bir ‘ayçası’ vardır, hayatında mutlaka .. En mutlu anını bölüştüğü , acılarını onunla dillendirip, unuttuğu, varlığına ihtiyaç duyduğunda, telefonun diğer ucunda tamda işte ‘o’ anda , bir çok kelimenin tarifini mümkünsüz kıldığını, tek bakışınızla anlayan, anlatabildiğiniz .. İllaki yıllara dayanması, yılları arkasına almasına gerek yok , gerçek dostluğun .. ki bizimki yıllara dayanır .. en güzel yılları ardına almış, daha güzellerine kucak açmıştır aslında ..
Tüm bunları bana yazdıran, daha fazlasını
varlığıyla, pamuk yüreği ve sevgisiyle bana yaşatan Ayçam.. İyi ki doğmuşsun ,
İyi ki yurtta tek kişilik odaya çıkmışım o yıl ve sana yer açmışım eski odamda
.. iyi ki sevmişsin beni, sevdirebilmişim sana kendimi .. İyi ki seninle aynı
evi paylaşmışım en güzel anılarımı seninle süslemişim , ne mutlu banaa .. ve ben artık senin pamuk kalbin ve içine
dünyaları sığdırabildiğin o güzel gözlerin olmadan, herhangi bir özel günümü
düşünemiyorum galiba... anladın sen :)
Canımınn
içiii yeni yaşın ve bundan sonrakii her yaşınnn, sana her daim sağlık , sonsuz
mutluluk, sevgiii aşşkkk sevdiklerin ve ailenlee nice nicee nicee güzel anlar
bahşetsin .. birlikte mutluluktan, attığımız kahkalardan dolsun yalnızca
gözlerin ..
Seniii çok seviiyoorrrrr bu kız …
ve hep yanında olacak bilesin . nokta :)
Etiketler:
arkadaşlık,
bir tanecik dostum,
doğum günü,
kutlama,
sevgi
20 Haziran 2013 Perşembe
#direNtürKiyemm
Toplumsal açıdan oldukça sancılı haftalar geçiriyoruz .. Taraflara
bölünmemizi gerektirmeyecek denli insancıl bir konunun, siyasi emeller ve
iktidar hırsının, insan olmanın önüne geçtiği vakit toplumun, insanların nasıl büyük bir kaosa düştüğünü hep birlikte
gördük …Umarım herkes bir şekilde görmüştür .. Çünkü bu süreç bir çoğumuzun öncedentahminlerde bulunarak güven duymadığı, bir çoğunun da böyle olduğuna inanmak
istemediği ve
hala inanmadığı ‘ medyanın ikiyüzlülüğü' bir kez daha gözler önüne serildi .. Günün haberlerini öğrenmek için rutin
olarak acılan kanallara artık parmaklarınızın gitmediğini sanırım çoğunuz benim gibi yaşamışsınızdır ..
Bir gün deselerdi ki ‘ gündemi Twitter dan takip edeceksin, yok artık der geçiştirirdim .. 2 yıldır
çok çok az kullandığım bu sosyal paylaşım sitesinde 2 haftadır attığım tweet sayım 3 5 7 ye katlandı :) desem yalan söylemiş olmam .. Can sıkıcı
bir süreç, okuyan kimsenin de canının sıkılmasını istemem , ama bu konuya değinmeden de oldukça
ara verdiğim yazılarıma dönemezdim ..
Evet bir ulusu idare etmek, herkesin kabul edeceği politikalara,
projelere imza atmak oldukça ütopik .. Öyle ki toplum bölmesek de ayrıştırmasak da ister
istemez, bölük ve ayrışık durumda.. Ancak bu yapıyı daha da derinleştirmek veya bütünleştirmeye çalışmak, işte o bizim
elimizde .. Tercih burada siyasetçilere, iktidara kalmış oluyor ..
Bu yapı
içerisinde gördük ve daha da önemsedik ki ‘saygı
saygı saygıı … Oldukça önemliymişş.. Hep deriz ya en ufak bir ilişkimiz de dahi ‘saygı bitti mi , o ilişki biter ..’ diye .. Bunu yaşadık
.. ‘Saygı’ kelimesinin yazıldığı gibi okunduğunu ancak okunduğu gibi okuyan herkesin aynı oranda özümseyemediğini gördük .. Öyle ki
bir tarafta, bir projenin yapılması istenmiyor diye az daha savaş ilan edilecekken, bir dolu senaryo ile toplum dışına itilmeye, darp
edilmeye başlanmışken, bir tarafta ise ‘saygı’ mitingleri düzenlenebildi .. Böylesine
çelişkilerle
ve ilginç siyasi söylemlerle dolu 3 haftaydı …
Ben merkezci siyasetin, ya da ‘biz’ merkezci siyasetin, yaptım
olacak tarzı çocuksu tartışmaların , insanların gözündeki yok oluşunu ve olayları bambaşka yerlere kolaylıkla sürükleyebildiğini biliyoruz artık .. Ben
inanıyorum ki insanları, kurumları birbirine dövdürmeden siyaset yapmak mümkün,
ama bu bi’ tercih … Siz kavga yollu siyasetten daha çok prim yaptığınızı düşünüyorsanız ‘ ben ağacımı kestirmem ,
altında da yasarım ‘diyen insanlara, düşman gözüyle bakıp, ortalığın gaza dumana bürünmesine razı olabilirsiniz .. veyahut ‘ tamam
hata yapılmış düzenlemeye gidilir vs tarzı konuşmalarla , ‘suçluyu’ yurt dışında aramaktan vazgeçip, olayların büyümesinin önüne geçebilirsiniz .. Bu tamamen yönetenin inisiyatifine kalmıştır ..
Umarım bundan sonra , daha yapıcı söylemlerle daha güzel günler
geçiririz .. Toplum denilen ve çeşitli özellik nitelik sahibi insanlar
topluluğuna eşit mesafede durmayı, farklı düşünceleri savunan, farklı ırk
farklı desenlerdeki insanlara ‘sırf insan’ oldukları için daha ‘insancıl’
davranıldığı nice günler yıllar görebiliriz .. Mutlaka bir şeyler değişecektir
bu yaşananlardan sonra .. ve bu değişim inşallah her
birimizin hayrına olur .. Siyasetsiz değil ama ‘kötü’ siyasetsizz , ağacın yeşilin bol olduğu kedili köpekli nice
güzel gün hepimizin olsun .. Ne kadar ‘bölücüyü’ dışarda da arasalar , aramızdalar
.. Ama bir olmak, birlik olmak şükür ki bizim elimizde .. Birbirimizi sevelim
:) he bi de saygı duyalım …
Sağlıcakla kalın … :)
#direntürkiyem
Etiketler:
Ağaç Hayat demek,
AVMsiz İstanbul,
Birlik beraberlik,
Direngeziparkı,
direnkalbim,
Duranadam,
gezi parkı,
gezideResital,
HepimizBirizAslında,
Korkakmedya,
özgürlük,
Siyaset,
Türkiye
8 Mayıs 2013 Çarşamba
Ne kaDar da Zor asLında ..
Güvenmek…
Öylesine
zorlaştı ki şu zamanda ..
Eskileri
bilmiyorum ama değişen zaman benimle doğru orantılı olarak işletiyor
yaşatacaklarını deneyim adı altında .. Küçükken her şeyin masumiyetini öylesine
soluyor ki insan ruhuna, kalbine, zihnine , güvensizlik kıskacı yerleşemiyor
bile..
Zaman
her şeyin ilacı olduğu gibi sebepsiz değişimlerinde sebebi çoğu zaman ..
İnanmak zorlaşıyor gittikçe .. Kendini bilmek bile kuşku yaratıyor düşündükçe
.. Pozitif olmak, öyle yaşamak zorlaşıyor sanırım .. Kime güvenir insan kime ‘işte benim hayatımdaki şu şu şu buna gözüm
kapalı güveniyorum, dediğine inanırım ‘diyebiliyor hala ? Mutlaka var
hayatlarınızda böyle insanlar, ihtiyacımız da var zaman zaman kara duvarlara
esir bedenlerimizin ruhlarımızın bu insanlara .. Ama o ‘ilaç zaman’,
yanınızdaki ‘güven kırbacını ‘ size de dokunduruyor ya işte ‘o zaman’ keşke olmasa, geçmemiş olsa diyor insan..
Sevdikleriniz,
arkadaşlarınız, dostlarınız… Sizin sevdikleriniz, hep sevecek olduklarınız .. Buna
inandığınız bazen de sorguladığınız olmuyor mu? ‘O zaman’, kolumuzdaki saatteki
akan değil çoğu zaman .. O zaman , yıllarca kabullendiğiniz gerçekliği bile bir
anda değiştiren bir büyü gibi zaman zaman .. Her şeyin bizim için olduğunu
kabulleneli çok oldu.. Ne gelecekse geldiği yer belli başımın üzerinde yeri var
bu sebeple .. Ancak yine bizi iki arada bir derede bırakan, tüm sızısıyla bir
yandan atmaya çalışan, bir yandan nefesi tetikleyen bir kalbimiz var.. Sonra
ruhumuz bize dokunan, başkalarına dokunuşumuzun eseri kalbimiz, ruhumuza sarılı
..
Hangisi
daha çok yaralıyor peki ? Bir dostunla
‘kırılan ‘ yaşanılmışlıklarının, ezilip büzülmesi mi gerçekliğin
karşısında, bir sevdanın eriyip bitmesi mi bir hatanın esaretinde ? Ruhu
yaralar bu ikisi de , derecesi sevdanın büyüklüğüne bağlı .. Senin
samimiyetine, inancına. Dostluk da sevdadır.. Dostlar da sevdalıdır
birbirlerine… Aşık olmak kolaydır karşı cinse .. Ama dostluğu yaşatmak , güvene
sarmak .. Dayanacağın bir omzu aramadan bulmak olması gerektiği anda, sevmenin
hayat içindeki en gerçekçi halidir . Birine dostum diyebilmek bu sevgiyi
büyütüp inanmayı öğrenmek, güvenmeyi öğrenmek , her koşulda yanında olacağını
bildiğin insanların varlığı güzeldir bu bağlamda ..
Güven
kırılmayı hak etmeyecek kadar değer buluyor dostluk, aşk, sevgili ,aile işin
içine girince .. İnanmak , anlamını güvendiğin anda kazanıyor .. Sevmek dahi
öle değil mi ?? Güvenmediğin birini seversin ama can yakar ! Her zaman
çevrenizde sevdanızı, güveninin ve inancın olduğu yüreklere sarmanız
dileklerimle ..
Sevgiyle.. aşkla ..
( uzun zamandır beklettiğim bir yazımdı ..
aralar giriyor yazdıklarıma blogumda ama aklım hep burdaa ... )
aralar giriyor yazdıklarıma blogumda ama aklım hep burdaa ... )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
